Jiyan Haber

Bir kadın, bir avuç tuz, Zehra ve arkadaşlarının başarısı

Bir kadın, bir avuç tuz, Zehra ve arkadaşlarının başarısı
454 views
19 Haziran 2019 - 19:58

… Eli alçıda olan Zehra ve Halime Anne’nin mutluluğu, Zehra’nın annesine doğru koşarak tel örgülerin ardından ona sarılma anı. O anı işte kayıt altına almanın mutluluğunun hiçbir şeyle değiştirilemez olduğunu hissediyor ve öğreniyorum. Zehra ve annesinin mutluluğu, Halime Annenin dua ederek güneşin altında sahaya doğru kızı ve arkadaşları için tüm inancıyla serptiği bir avuç tuzun uğuru…

1955 Batman Belediyespor Kadın Futbol Takımı futbolda “futbol erkek oyunudur” algısını kıran takımlardan. Takımda oynayan kadınlar iki sezondur şampiyonluk grubunda yer alıp mücadele veriyorlar. Hem futboldaki engelleri hem de içinde bulundukları kentin, toplumun “Kadın ve futbol” algısını değiştirerek tribünlere ise ailelerini getirmeyi “Jin jiyan azadi” sloganları ile başarılarını sürdürmeyi başarmış kadınlar. Takımda oynayan kadınların çoğunluğu ise bir yandan okul okuyorlar. Ama dikkatimizi çeken ve bizi de heyecanlandıran onların karşılaştıkları engellere rağmen gösterdikleri azimleri.

Daha önce birkaç defa maçlarını, antrenmanlarını takip eden, onların heyecanına ortak olan bir muhabir olmanın sevincini bugün birkez daha yaşadım. Geçen hafta Kayseri Gençler Birliğispor maçında Kürtçe pas istedikleri için sözlü saldırıya maruz kalan bu genç kadınlar morallerini ve umutlarını diri tutarak bugün oynanan Manisa ekibi Turgutluspor’la karşılaştı. Karşılaşmayı izlemek için muhabir arkadaşım İdris ile birlikte yola çıkıyoruz. İçinde bulunduğumuz minibüsten Batman’ın eski evlerini, çarpık yapılaşmasını ama her şeyden önce seslerin, yaşamın olduğu görüntüleri izliyoruz.

GENÇLER, ÇOCUKLAR VE KADINLAR TRİBÜNLERDE

Derin bir şekilde düşündükten sonra maçın oynadığı 19 Mayıs Mahallesi’ndeki 19 Mayıs Stadyumu’na geliyoruz. Stadyuma yaklaştıkça Yarasalar Taraftar Grubu’nun sloganları, kadınların ve çocukların çığlığı kulaklarımıza geliyor. Tribünlere doğru yol alıyoruz. Bizi Yarasalar Grubu’nun heyecanlı sloganları, kadınların destekleri ve belki futbolda görmeye alışık olmadığımız çocuklar ve gençlerin çokluğu dikkatimizi çekiyor. Çocuklar ve gençlerin maçlara gelmesi belki bölge takımlarının en büyük başarısı ve en önemlisi de kadınların tribünlerde olması. Tribünlerden yükselen “Jin jiyan azadi” sloganlarının futbolcu kadınlara ulaşması ve bu ruh ile verilen mücadele.

AİLELERİN DESTEĞİ VE BEKLEYİŞİ

Bir süre kayıt altına almaya başlıyorum bu izlenimlerimi, gözlemlerimi. Bunlar olurken, güneşin altında oynayan kadın futbolcuları ise destekleyen aileleri tribünleri doldurmuş. Kiminin kardeşi, kiminin ablası, hatta aynı mahalleden gençler ve çocuklar arkadaşlarına destek olmak için toplanıp gelmişler maça. Bunların bana verdiği umudu her an hissediyorum. Yıllardır futboldaki şiddet, cinsiyetçilik, erkeklerin dolduğu tribünler tribünlerden yükselen küfürlerin yerine bu bambaşka görüntüyle karşılaşmak beni de heyecanlandırıyor.

BİR AVUÇ TUZ VE YÖRESEL KIYAFETLERİYLE BİR KADIN

Bunlar oladursun, muhabir arkadaşım İdris ile gözümüze yöresel kıyafetleri ile güneşin altında, tribünlerin dışında elinde henüz ne olduğunu bilmediğim bir kadın, maçın oynadığı sahaya dua ederek ve avucunda tuttuğu şeyi serpiyor. Sonrasında ise dua ediyor ve kadınlara moral veriyor.  Kadının o anını kayıt altına almaya yetişemesem de hızlı bir şekilde tribünlerin dışına çıkarak yanına gidiyorum. Kendisine selam verip bir süre konuştuktan sonra muhabir olduğumu belirtiyorum. Kadın öyle mutlu ki bana sarılıyor. Ben de ona.  İsimlerimizi soruyoruz birbirimize. Kendisi isminin Halime olduğunu, 10 numara forma giyen ve 5 yıla yakın süredir oynayan kızı Zehra Acar’ı göstererek bana Kürtçe “Ben Zehra’nın annesiyim. Uzun saçlı olan benim kızım” diyor. “Çok güzel oynuyorlar” deyince ikimizde birlikte gülmeye başlıyoruz. Ama beni onun yanına getiren ve avucundan sahaya serptiği şeyi öğrenme merakıyla kendisine önce sahaya serptiği şeyi soruyorum. Bana diyor ki “Kızıma ve arkadaşlarına şans getirsin diye üzerine dualar okunmuş bir şey. Söylersem uğuru kaçar.” Gülüyorum. Sonra kulağıma doğru “Tuzdu” diyor. Bir avuç tuz olduğunu öğrendikten sonra ve sohbet ve samimiyet artıkça kendisine “Halime anne” diyorum. Halime Anne ile röportaj yapmaya başlıyoruz.

GÜNEŞİN ALTINDA BEKLEYİŞ VE İNANÇ

Kendisine ne hissettiğini soruyorum. Heyecanlı ve kızının hemen hemen her maçını eşiyle birlikte takip ettiğini belirtiyor ve orada oynayan tüm kadınlara “Onlara inanıyorum. Kızım ve arkadaşları başarılı çıkacaklar” diyerek hislerini paylaşıyor. Kızının 9 yaşından beri futbol oynadığını ifade eden Halime Anne “Onu hep destekleyeceği” de sözlerine ekliyor. Konuşmamıza Zehra’nın babası 60’lı yaşlarındaki Mehmet amca da katılıyor. Mehmet amca ile selamlaşıyoruz. Eşiyle birlikte bir süre daha güneşin altında kalarak kızını ve arkadaşlarını izliyorlar.  Ardından ise birlikte tribünlere gidiyoruz. Gençlerin coşkusu, Halime anne ve Mehmet amca’nın bekleyişi ile birleşiyor. Halime anne her an yerinden kalkarak kızını desteklemeye devam ediyor.

YARASALARIN DESTEĞİ VE BİTMEYEN SLOGANLARI

Verilen aradan sonra beraberlik uzun bir süre sürüyor. Bu arada hakemin futbolculara yaklaşımına tribünlerden tepkiler yükselirken, diğer tarafta ise sakatlanan futbolculara destek hiç eksik olmuyor. Annesine doğum günü hediyesi olarak gol atma sözü veren takımın kaptanı Sevgi’nin ablaları, kardeşleri, yeğenleri tribünlerde onun düşme, yaralanma anını görünce birden ayağa kalkıp tepki göstermeye başlıyorlar. Ama alkışlarını ve Sevgi’ye destekleri ise hiç bitmiyor. Bir süre kendileriyle konuşuyoruz. Hakemin tutumunu eleştiriyorlar. Yine de Sevgi ve arkadaşlarına güvendiklerini, başaracaklarını dile getiriyorlar. Yarasalar da hemen devreye giriyor ve sloganlarıyla sahada hem yaralanan Zehra hem de Sevgi için sloganlarını yükselterek moralleri diri tutmayı başarıyorlar.

BİR AVUÇ TUZUN UĞURU

Dakika 90 artı 4 oluyor. Ve Halime Anne, Sevgi’nin akrabaları, babası ilk yardım ekibinin yanında duran ve babasını izleyen 8 yaşlarındaki çocuğun beklediği gol nihayet geliyor. “Jin jiyan azadi” sloganları alkışlar, çığlıklar arasında kalıyorum. Hangisini kayıt altına alabilirsem almaya çalışıyorum. Ama orada çok değerli bir an var. Eli alçıda olan Zehra ve Halime Anne’nin mutluluğu, Zehra’nın annesine doğru koşarak tel örgülerin ardından ona sarılma anı. O anı işte kayıt altına almanın mutluluğunun hiçbir şeyle değiştirilemez olduğunu hissediyor ve öğreniyorum. Zehra ve annesinin mutluluğu, Halime Annenin dua ederek güneşin altında sahaya doğru kızı ve arkadaşları için tüm inancıyla serptiği bir avuç tuzun uğuru…

ZEHRA’NIN ANNESİ İLE TELLERİN ARASINDAN SEVİNCİ PAYLAŞMA ANI

Zehra bana dönerek ve annesinin ellerini tellerin arasından sımsıkı tutarak ailesinin desteğinden duyduğu mutluluğu dile getiriyor. Ardından onların yanından uzaklaşarak arkadaşlarıyla birlikte tribünlere doğru sloganlarla alkışlarla kendilerine sözlü saldırıda bulunanlara ve engeller çıkartanlara karşı en iyi cevabı “Jın jiyan azadi” sloganları ile haykırıyorlar.  Halime Anne ve Mehmet amca kalabalığın sevincine karışıyor. Ben ve muhabir arkadaşımda güzel ve umut verici bir anı yaşamanın verdiği mutlulukla futbolcuları tebrik etmek için sahaya gidiyoruz.

VAR OLMAK VE KAYBETMEK ÜZERİNE

Kadınların dile getirdiği en önemli his ise Kayserispor’a cevap vermek olduğunu belirtiyorlar. Ardından ise hep birlikte fotoğraf çektiriyorlar. Biz haberin tanıkları ise maçın “teknik olarak kaybedenleri” olan Turgutlusporlu kadınların yanına giderek aslında onların kendi kimlikleriyle, kadın olmalarıyla sahada, futbolda var olmalarının tüm kazanan maçların üzerinde olduğu duygusuyla yanlarına giderek, el sıkışarak ve moral vermeye çalışarak sonra da yanlarından ayrılıyoruz… (Sonya Bayık- İdris Yayla)

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

istanbul escort porno izle