Jiyan Haber

istanbul nakliyat, kiralık araçlar

Hasankeyf: kötülüğün taşlarını dizenler ve umut edenler

Hasankeyf: kötülüğün taşlarını dizenler ve umut edenler
767 views
10 Temmuz 2019 - 0:32

Hasankeyf’te neler olduğuna dair her şeyi özetleyen iki görüntü var. Biri tarihin yıkımına kum taşıyan iş makineleri, yıkım için kötülüğün taşlarını dizen bir kepçenin çıkardığı ses, bir mezar ve ölünün rahatsız edilmesi ile tahrip edilen Hristiyanlara ait bir mezarlıkta ortada bırakılan kemikler. Başka bir görüntü ise yıkımın içinde açan çiçekler, daha önce kesilen ağaçların ruhunu Saha Vadisi’nde hemen setin yanı başında yaşatan bir bahçe ile Dicle Nehri ile Hasankeyf için hiçbir şeyin geç olmadığına dair mücadele verenler ve umut edenler…

KÖTÜLÜĞÜN TAŞLARINI DİZMEK

12 bin yıllık tarihi ve kültürel yaşam belleği Hasankeyf’te iş makinelerinin yıkım çalışmaları sürerken, bir yandan da tarihi ve kültürel değerlere yönelik rahatsızlıkta dikkat çekiyor. Sıcağın altında Hasankeyf Kalesi etrafını beton bir setle ören kamyonlar Raman Dağı’nda bir yandan kum ve taş taşırken, diğer yandan ise bir kepçe tarihe ve kültüre yönelik yapılacak olan “kötülüğün taşlarını” diziyor.

SAHA KİLİSESİ VE HALEN AÇIKTA BIRAKILAN ÖLÜLERE AİT KEMİKLER

Saha Vadisi ise bir zamanlar yeşil görüntüsünden uzak ve aynı zamanda ortaya çıkan 5 katlı mağaraların içlerine doldurulan beton ile eski görüntüsünü kaybederken, hemen yanı başında sular altında bırakılmakla karşı karşıya olan tarihi Saha Kilisesi’nin çalışmalardan dolayı başına gelen tahribat yaşananları anlatıyor. Saha Kilisesi, tarihi net olmayan yapılardan biri ancak Hasankeyflilerin anlatımına göre eski dönemlerde hem kilise hem de manastır olarak kullanılmış, bir dönemde ahır olarak. Kilisenin etrafına atılan çöpler, pet şişeler tarihe verdiğimiz önemi ortaya koyarken, kilisenin içerisine girdiğimizde duvarlarda haç işareti, içinde hayvanlara ait gübre ve içindeki çöpler dikkatimizi çekiyor. Saha Kilisesi bahçesinde de aynı zamanda bir Hristiyan Mezarlığı var. Mezarlık 2017 yılının Aralık ayında mağaralara yapılan tahribatın yanı sıra geçtiğimiz sene ortaya çıkan mağaralarla birlikte iş makineleriyle tahrip edildiği görülürken, mezarlıkta ölen insanlara ait kemikler ise halen açıkta bırakılmış ve öylece duruyor. Kilisenin etrafı, içi yani orada nereye basarsan bas kemikleri görmek mümkün.

KESİLEN AĞAÇLAR VE TAHRİP EDİLEN MAĞARALARIN YERİNDE BİR BAHÇE

Aynı alanda daha önce 30 veya 40 yıllık olduğu tahmin edilen dut, nar, incir ağaçlarının yerini beton bir görüntü alırken, bu beton görüntü ve hala kötülüğün taşlarını dizmeye devam eden kepçeye rağmen orada bir yurttaş tarafından oluşturulan bir bahçe bulunuyor. Bahçenin içerisinde de görebildiğim kadarıyla domates, patlıcan ve biber ekilmiş. Aynı zamanda bu bahçe tahribattan önce kesilen bir ağacın yerine yapılmış. Bu bahçe hala o kesilen ağaçların ruhunu taşıdığı kesin.

RAHATSIZ EDİLEN ÖLÜLER

Öte yandan ise Kasır Rabi Mağarası’nın hemen ilerisinde etrafı tellerle örülü olan bir mezarlığa doğru ilerliyorum. Orada edindiğim bilgiler ile yaklaşık 35 yıl önce yaşamını yitiren Celal isimli bir yurttaşın mezarı bulunuyor. Üzerinde Arapça yazıların bulunduğu mezar da kepçenin çıkardığı gürültüden nasibini alıyor. Hasankeyf’te sadece yaşayanların değil ölülerinde maruz kaldığı bu yıkım ve yıkımın gürültüsünü kayıt altına alırken, mezarın başında biraz duraklayarak düşünmeye başlıyorum “Acaba ölüler konuşmuş olsaydı ne derdi bize ve bu yıkımı yapanlara” diye.

“KİBRİT KUTUSU” EVLER VE ZORLA TAŞINANLAR

Ardından ise mezarın başından ayrılıp görüntüsüyle insanları kendine hayran bırakan Hasankeyf Mağaraları’na doğru yürüyorum. Yürüdükçe Hasankeyflilere vaat edilen tarihi ve kültürün içi boşaltılmış “Yeni bir Hasankeyf” yerleşkesindeki evleri görüyorum ve karşıda Hasankeyf ve Dicle Nehri’nden zorla koparılan tarihi ve kültürel varlıklar gözüküyor. “Kibrit kutusu” gibi gözüken bu evlerde ise Hasankeyflilerin aktarımlarına göre halen bir sürü eksiklik giderilmiş değil ve kendilerine son olarak taşınma için 2 aylık bir süre verildiği taşınmadıkları takdirde de hak sahipliklerini kaybedeceklerine dair tebligat gönderilerek “gözdağı” verilmiş.

BETONA GÖMÜLEN TARİH

Yol boyunca ilerlerken, artık yerinde olmayan ve taşları tek tek sökülen Sultan Süleyman veya Koç Camii’nin yerindeki boşluk ile dünyanın ilk Kürt Medreselerinden biri olduğu ifade edilen medresenin üzerine önce “sudan korumak amacıyla” doldurulan toprağın ardından tamamen beton dökülerek üstü kapatılmış bir tarihi hatırlıyorum ve onu çekmeye başlıyorum.

Koç Camii yeri ve betona gömülen dünyanın ilk Kürt Medreselerinden biri

DİCLE NEHRİ’NİN SESİ

Bunların yanı sıra karşıda akmaya devam eden bir Dicle Nehri, nehir kenarında piknik yapmaya gelen insanların sesleri, ilçeyi kaplayan ağaçların yeşilliği dikkatimi çekiyor.  Yine sarı ve mor renklerindeki çiçekler de yıkıma rağmen yaşamaya devam ediyor. Bunları bir süre daha çekerken, tarihe ve kültüre yönelik bu kötülük karşısındaki sessizlik daha kötü ve acımasız geliyor bana.

Dicle Nehri ve yaşam

SU TUTMA BELİRSİZLİĞİ

Dünyanın açık müze konumunda bulunan ve UNESCO’nun 10 kriterinden 9 kriterini karşılayan tek yer olduğunu hep hatırlattığımız bu tarihi ilçede tarihin yıkımı için milyonlar harcanırken, şuan ki son durum ise halen Ilısu Baraj Projesi’nde su tutup tutmayacağı konusu ise belirsiz.

Hasankeyf Kalesi’ne örülen beton set ve sete karşı bir bahçe

Bunlar yaşanırken, bir avuç insan ise “Hasankeyf için Geç olmadığını”, yapılan yıkımla, su tutulacağına dair devlet yetkilileri tarafından yapılan açıklamalar ve sürdürülen inşaatla “Hasankeyf için her şey bitti” algısı yaratılmaya çalıştığına dikkat çekiyor ve Hasankeyf için mücadele çağrısını yineliyor. Son olarak da Hasankeyfi Yaşatma Girişimi Aktivisti Rıdvan Ayhan ise setin hemen karşısında oluşturulan bahçeyi göstererek “Onlar ne kadar öldürürse, gömerse, tahrip ederse, biz de yaşatmaya devam edeceğiz. Burada yaşamaya devam edeceğiz” diyor…(Sonya Bayık/ Jiyan Haber)

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

istanbul escort porno izle