Jiyan Haber

Hasankeyf’le iç içe geçen çocukluğunu anlatan Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi Aktivisti Rıdvan Ayhan: “Geçmişi olmayan bir halkın geleceği de olmaz”

Hasankeyf’le iç içe geçen çocukluğunu anlatan Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi Aktivisti Rıdvan Ayhan: “Geçmişi olmayan bir halkın geleceği de olmaz”
180 views
22 Temmuz 2019 - 12:42

Hasankeyf’teki bir mağarada gözlerini dünyaya açan ve Hasankeyf’i ise “Tarihle yoğunlaştığım yer” diye tanımlayan Rıdvan Ayhan, 2006 yılında kurulan Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi içerisinde mücadele veren bir aktivist. Ayhan,”Geçmişi olmayan bir halkın geleceği de olmaz” diyerek bütün dünya kamuoyunun Hasankeyf’e bir ses olması gerektiğini vurguluyor.

Ilısu Baraj Projesi nedeniyle 12 bin yıllık tarihi ve kültürel kimliğe sahip Hasankeyf’te sürdürülen yıkım ve tahribat sadece tarihi ve kültürel yıkımı beraberinde getirmeyecek aynı zamanda Hasankeyf’le ve Dicle Nehri’yle çocukluğu yoğrulmuş binlerce Hasankeyfli önce mağarada kurdukları doğal yaşamları ve ve anılarından koparılırken şimdi de evlerinden göç ettirilmek isteniyor. Ilısu Baraj Projesi’nde su tutup tutmama belirsizliği halen devam ederken, bir yandan da Hasankeyf için mücadele sürüyor.
Hasankeyf için mücadele verenlerden biri de Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi Aktivisti Rıdvan Ayhan. Ayhan, 1963 yılında Hasankeyf mağaralarında tarih ve kültürle iç içe geçen çocukluğunu, Hasankeyf’le kurduğu bağı ve Hasankeyf mücadelesini Jiyan Haber’e anlattı.

MAĞARADA GEÇEN ÇOCUKLUĞUNU ANLATTI

1963 yılında mağarada gözlerini dünyaya açtığını ve çocukluğunun mağarada geçtiğini belirten Ayhan, anılarını ise şu sözlerle paylaşıyor: “Annemizin mağara içinde ateş yaktığı bir yer vardı. Biz de  etrafında otururduk. Yemek olduktan sonra yemeğimizi yerdik. Ondan sonra gene ateşin yanına gelirdik. Annemiz bize kuru üzüm verirdi. Kuru üzüm yedikten sonra da uyumaya giderdik. 4-5 yaşına kadar da Hasankeyf’te su taşımaya giderdim. Annemizde sabah erkenden kalkar suyun kenarına gider çamaşırlarımızı götürüp yıkadıktan sonra daha güneş doğmadan yine gelirdi.”

‘MAĞARADA YAŞADIĞIMIZDA HUZUR VARDI’

6 yaşına kadar babasının dokumacılık ve balıkçılık yaparak evin geçimini sağladığını ve annesinin de Dicle Nehri kenarına giderek tüm işlerini yaptığını söyleyen Ayhan, “O zaman huzur vardı. Şuanda huzur yok. Her ne kadar modern bir evde yaşıyor olsak ta huzurumuz kalmadı. Mağaramız olsun, burada yaşayalım yeter ki huzurumuz olsun” diyerek mağarada yaşadıkları günleri özlediğini dile getiriyor.

Ayhan, İlkokul birinci sınıfı burada okuduktan sonra ekonomik nedenlerden dolayı Batman’a gitmek zorunda kaldıklarını ancak Hasankeyf’e sürekli gidip geldiklerini ve gelmedikleri zaman da zihinlerinde sanki bir şey eksik kalmış hissine kapıldığını anlatıyor.

‘SAHA VADİSİ’NDE OYNADIKLARI OYUNLARI ANIMSIYOR’

Küçükken Saha Vadisi’nde oynadıkları oyunları anlatan Ayhan, küçükken Saha Kilisesi’nde oynadıkları saklambaç oyununu anımsıyor ve yaşadıkları anıları, “Tarihle iç içe olan oyun alanımızı günümüz teknolojisiyle yapılan salıncaklarla değişmem. Buranın ayrı bir özelliği vardı. Ayrı bir hevesi, bir tadı vardı. Biz gelip mağarada saklanırdık. İnsanlar gelip bizi bulmak için uğraşırdı. Bu şekilde oyunlar geliştirirdik kendi kendimize. O zamanın tadı bambaşkaydı” diyerek dile getiriyor.

Saha Vadisi ve çocukluk anılarını anlatıyor

‘ÇOCUKLUĞUMUZ TARİH İLE YOĞUNLAŞTI’

“Çocukluğumuz tarih içinde yoğunlaştı” diyen Ayhan, 2006 yılında kurulan Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ile aktif bir şekilde halen Hasankeyf mücadelesi içerisinde yer aldığını belirtiyor. 12 Bin yıllık tarihin 50 yıllık bir baraja kurban edilmek istendiğine dikkat çeken Ayhan, Hasankeyf için verilen mücadeleyi “Biz de Hasankeyf için bir ses olma, bir çığlık olma çabası içerisindeyiz” şeklinde ifade ediyor.

‘GEÇMİŞİ OLMAYAN BİR HALKIN GELECEĞİ DE OLMAZ’

“Geçmişi olmayan bir halkın geleceği de olmaz” sözünün altını çizen Ayhan, Hasankeyf’in yerinde korunması gerektiğini söyleyerek, sözlerinin devamında da Hasankeyf’in turizminin geliştirilmesiyle barajın 10 katı bir gelir elde edileceğini belirtiyor.

Sular altında bırakılmakla karşı karşıya bırakılan ve 2 yıldır bahçesinde iş makinelerince etrafı tahrip edilerek açıkta bırakılan Hristiyanlara ait mezarlıktaki ölülere ait kemiklerle Saha Kilisesi

MAĞARALARDAN GÖÇ ETTİRİLME

Ayhan, Hasankeyf’te Ilısu Baraj Projesi nedeniyle Hasankeyflilerin üçüncü bir göçle karşı karşıya bırakıldığını söylerken, mağaralardan göç ettirilmelerine dair de şunları paylaşıyor: “1970’li yıllarda Süleyman Demirel hükümeti burada evler yapmaya başladı. Bizi mağaralardan çıkartıp evlere taşıdılar. Şuanda Ilısu Barajı Projesi tehdidi altında bir göç daha yaşanacak. Bizi eski evlerimizden alıp başka yerlere göç ettirecekler. Bu üçüncü bir göç olacak. Buradaki insanların psikolojisi bozuldu. Burada tarihi, ekonomik, psikolojik sorunlar var. Biz keşke eskisi gibi mağaralarımızda yaşasaydık. Buradan göç etmek istemiyoruz. Daha huzurlu, barışçıl ve mutlu olurduk.”

“Hasankeyf’e her geldiğimde çocukluk anılarım geliyor aklıma” diyen Ayhan, bu anılarını iple aradığını ifade ederek sözlerine, “Doğup, büyüdüğüm yer. Tarihle yoğunlaştığım yer. Yani kalkıp bunu anılarımı yok edeceksin ondan sonra 50 yıllık bir baraja kurban edeceksin bunları” diyerek devam ediyor.


içi betonla doldurulan bir mağara


TÜM DÜNYA KAMUOYU HASANKEYF’E SES OLMASI GEREKİYOR’

Hasankeyf mücadelesinin sadece Hasankeyflilerin mücadelesi olmadığını ve herkesin bu konuda mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Ayhan, “Burası insanlığın mirası sadece Hasankeyflilerin değil. Evet biz nöbetçisiyiz ama yeterince nöbetini de tutamadık. Bütün dünya kamuoyu Hasankeyf’e bir ses olması gerekiyor. Barajdan daha önemli şeyler var burada. İnsanlık yatıyor burada. Hasankeyf için sular altında kalmaması için geç değil. Mutlaka bir adım atılması talebimizdir” diyor.

ATALARIMIZIN NASİHATİ ‘BURALARI TERK ETMEYİN’ Dİ

Ayhan sözlerinin devamında “Dedelerimiz, atalarımız bize hep Hasankeyf’in zengin bir yer olduğunu söylerdi. Bize burayı terk etmeyin” diyerek nasihatlerde bulunduklarını anlatıyor ve Hasankeyf mücadelesinde su tutulsa dahi suyun boşaltılması için mücadele vereceklerini aktarıyor.

‘İNSANLIK TARİHİNİ BETONLUYORLAR’

Mağara’da yaşadığı yaşamı ve Hasankeyf mücadelesini anlatmasının ardından Ayhan, etrafına beton bir set örme işleminin devam ettiği Hasankeyf Kalesi’ne bakıyor, inşaat sahasına çevrilen kale içerisindeki görüntüye bakıyor. Daha sonra da betonla doldurulan mağaraların yanından geçiyor ve Saha Vadisi’ne doğru yol alarak gördüğü manzara karşısında tepkisini ise içi betonla doldurulan mağaraları göstererek, “Bunlar zihnimizde var olan geçmişimizi betonlamaya çalışıyorlar. İnsanlık tarihini betonluyorlar. Oysa betonlaştırsalar dahi biz Hasankeyf’e sahip çıkacağız”sözleriyle dile getiriyor. (Sonya Bayık- Jiyan Haber)

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

istanbul escort porno izle