Jiyan Haber

Hedef haline getirilen Yazar Aslı Erdoğan’dan açıklama

Hedef haline getirilen Yazar Aslı Erdoğan’dan açıklama
335 views
28 Ekim 2019 - 21:03

Geçtiğimiz günlerde kendisiyle yapılan mülakat nedeniyle demeçleri çarpıtılan ve kullanmadığı kelimeler ile ırkçı ve nefret içeren söylemlerin hedefi haline gelen Yazar Aslı Erdoğan “Sizlerden tek ricam, lütfen benden söylediklerim için nefret edin, söylemediklerim için değil” açıklamasında bulundu.

Yazar Aslı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde İtalya’da yayın yapan La Repubblica Gazetesi’nin kendisiyle yaptığı mülakatta gazeteye verdiği demeçlerinin çarpıtılması ve mülakatı Fransızcaya çevirerek veren Le Soir gazetesinin de mülakatı farklı bir başlık ve Erdoğan’ın kullanmadığı kelimelerle bu çarpıtmayı sürdürerek “Türklere okula başlar başlamaz Kürtlerden nefret edilmesi öğretiliyor” ve “HDP hariç, CHP de dahil olmak üzere parlamentodaki tüm siyasi güçlerin ‘terörist’ olduğu sözleri kullandığı iddia edildi. Mülakatı ise Türkiye’de birçok haber sitesi  “Türklere okula başlar başlamaz Kürtlerden nefret edilmesi öğretiliyor” başlığıyla yayınladı. Erdoğan’ın söylemediği ve çarpıtılan sözlerine dair ise sosyal medya üzerinden olmak üzere, hedef haline getirilerek, birçok ırkçı ve nefret söylemine maruz kaldı. Ancak, Erdoğan’ın söz konusu mülakatta Türkiye’deki eğitim sitemindeki dayatma, militarizm ve milliyetçiliğe dair düşüncelerini dile getirdiği ve kendisinin hedef haline getirildiği söylemleri kullanmadığı ortaya çıktı. Bu iddiaları, BBC Türkçe’den Övgü Pınar iki Gazeteye de ulaşarak araştırırken, Erdoğan da dün T24’e yaptığı açıklamada “Ben böyle şeyler asla ve asla söylemedim. Bütün milletvekilleri teröristtir, gibi çocukça bir cümleyi kurmam mümkün değil. Ben terörist sözcüğünü zaten hiç kullanmam” dedi.

Hakaret ve tehtidlere maruz kaldı

Söz konusu mülakatta söylemediği sözler nedeniyle ırkçılık ve nefret söyleminin yanı sıra, hakaretlere ve tehtitlere maruz bırakılan Erdoğan, Ahmet Hakan tarafından ağır ithamlarda bulunularak “Batı talep ediyor Aslı arz ediyor” başlığıyla Hürriyet Gazetesi’nde bir köşe yazısı ile hedef haline getirildi. Mülakat ve maruz kaldığı hedef gösterilmeye dair sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklamada bulunan Erdoğan, “Bana atfedilen cümlelere gelen tepkilerin aşırılığı, hakaretler ölüm tehditleri vs ne yazık ki nefretin boyutlarının benim dile getirmeye çalıştığımın çok ötesinde olduğunu göstermiştir! Aslında söylemediğim cümleler, bu tepkilerle çoktan doğrulanmıştır” diye konuştu. Erdoğan’ın yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde:

‘Söylemediğim cümleler, bu tepkilerle çoktan doğrulanmıştır’

“Sizlerden tek ricam, lütfen benden söylediklerim icin nefret edin, söylemediklerim için değil!

La Repubblıca`ya verdiğim röportajdan bölümler Oda TV sitesinden alınmıştır. (orjinal kaynak: BBC Türkçe)

Tüm parlamenter güçlere ” terörist” demediğim, “Kürt nefretiyle” eğitildik cümlesini kurmadığım çok açıktır. Benim eleştirdiğim, eğitim sistemimizdeki şovenist ve militarist yapıdır. Benim okula gittiğim dönemlerde Kürt nefreti söz konusu olamazdı çünkü Kürtler zaten “yoktu”! Küçücük çocukların güne “Türküm, doğruyum, çalışkanım” diye başladığı bir eğitim siteminin militarist ve şovenist olmadığını iddia etmek gülünçtür! Bana atfedilen cümlelere gelen tepkilerin aşırılığı, hakaretler ölüm tehditleri vs ne yazık ki nefretin boyutlarının benim dile getirmeye çalıştığımın çok ötesinde olduğunu göstermiştir! Aslında söylemediğim cümleler, bu tepkilerle çoktan doğrulanmıştır. İnsanların Kürtçe konuştukları için linç edildiği bir ülkede,” Kürtlerle Türkler aynı sıralarda oturuyor” açıklamaları daha gülünçtür. Kusura bakmayın ama bir de Kürtleri ayrı sıralara mı oturtacaktık! Herkesin bildiği bir olguyu, eğitim sistemimizdeki militarizmi ve Türk milliyetçiliğini eleştirdim diye benden bu kadar nefret edenler, ciddi ciddi Kürtlerden nefret etmediklerini mi savunuyorlar! Ama bunu, ilkokuldan başlayarak ayrımcılığa maruz kalıp kalmadıklarını öncelikle Kürtlere sormalıyız! internetteki tepkiler pek çok Kürdün acıyla, dışlanmayla dolu hikayelerini ışığa çıkarıyor.

Tüm parlamenter güçlerin “terörist” olduğunu söylediğim iddiası korkunç bir çarpıtmadır. Kendisi gibi düşünmeyen herkesi terörist ilan eden bir yönetimle asla aynı jargonu kullanmam. Röportajda açıkça görüldüğü gibi farklı siyasi görüşlere sahip partilerin Kürt kuruluşlarını “terörist” olarak nitelendirmekte birleştiğini söyledim, o kadar.

Sizlerden tek ricam, lütfen benden söylediklerim için nefret edin, söylemediklerim için değil!”

ASLI ERDOĞAN’LA İLGİLİ MÜLAKAT

BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın yaptığı araştırmada La Repubblica’nın Gazetesi’nin muhabiri Marco Ansaldo, Aslı Erdoğan’a şu soruyu soruyor:

“Suriye’deki işgali eleştirenler neden soruşturmaya, mahkemeye, tutuklamaya maruz kalıyor?”

Aslı Erdoğan bu soruya şöyle cevap veriyor:

“Bakın, Avrupalılar maalesef Türk basınını takip etmiyor. Bu yapabilselerdi, yapılan endoktrinasyonun (beyin yıkamanın) nasıl işlediğini anlarlardı.”

Gazetenin muhabiri bu noktada “Endoktrinasyon mu?” diye soruyor. Aslı Erdoğan bu soruya da şöyle yanıt veriyor:

“Kesinlikle. Okuldan itibaren, kitaplar aracılığıyla. Türkiye Cumhuriyeti bir ideolojiyle iç içe geçmiştir, Kemalizm ideolojisiyle. Bu, Mustafa Kemal Atatürk döneminde işe yarıyor olabilirdi. Ama sonra aşırı milliyetçiliğe doğru kaydı. Türkiye hep tehdit altında gibi konumlandırılıyor. Bu görüntü bugün dinle birleştiriliyor ve sonuç olarak savaşta ölenler ‘şehit’ haline geliyor. Ölenlere, ‘ülke için öldükleri’ söyleniyor. Hayır, onlara şunu söylemek gerekir: Sen ülken için değil bir hükümet için ölüyorsun’.”

Burada “terörist” sözcüğünün, TBMM’de yer alan HDP dışındaki diğer tüm partilerin Kürt örgütlenmelerini nasıl değerlendirdiğini aktarmak için kullanıldığı görülüyor.

Ansaldo’ya, hatanın Le Soir gazetesinin tercümesinden kaynaklanıyor olabileceğini söylediğimizde de yanıtı, “Evet. Tiksinmek ya da nefret etmek, ‘doktrine maruz kalmaktan’ çok farklı kavramlar” şeklinde oluyor.

La Repubblica’nın kullandığı başlıkta “Kürt düşmanlar” ifadesi varken mülakat metninde Aslı Erdoğan’ın böyle bir ifade kullanmadığı da görülüyor. Marco Ansaldo, bu sözcüklerin mülakattaki ifadelerin “sentezi” olarak başlığa taşındığını belirtti.

Sonuç olarak Türkiye’de Aslı Erdoğan’a yönelik ağır tepkilere yol açan ifadelerin aslında Erdoğan’a ait olmadığı anlaşılıyor. La Repubblica’nın mülakat için kullandığı başlık, tırnak içinde verilse de aslında Aslı Erdoğan’ın ağzından birebir bu ifadelerin çıkmadığı görülüyor.

Türkiye’de esas tepki çeken ifadelerinse Le Soir gazetesinin metnin aslına sadık olmayan tercümesinden kaynaklandığı ve Türkçe yayın organlarının bu ifadeleri haberin kaynağına başvurarak teyit etmek yerine tercümesinin tercümesini yayımlamasından dolayı yayıldığı ortaya çıkıyor. (Haber Merkezi)

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

istanbul escort porno izle
adult sex videolezbiyen sexhd pornosikiş izlesikiş izleescort izmirescort bayanlar