Jiyan Haber

“Soykırım ve kadın kırımı bir insanlık suçudur”

“Soykırım ve kadın kırımı bir insanlık suçudur”
223 views
03 Ağustos 2019 - 13:02

Şengal’de, binlerce insanın katledildiği, kadınların kaçırılarak köle pazarlarında satıldığı ve yüzbinlerce kişinin göçe maruz bırakıldığı Êzidî soykırımı 5’inci yılına girdi. Yaşanan soykırımın yıl dönümünde Batman’ın Beşiri ilçesine bağlı Uğurlu köyünde (Qorixê) 5 yıldır çadırlarda kalan Êzidî’leri ziyaret eden TJA aktivisti kadınlar Şengal’de yaşanan soykırımı andı.

Êzidî Kampında basın açıklaması yapan TJA aktivisti kadınlar, soykırımda yaşamını yitirenleri anarken, basın metnini ise TJA aktivisti Derya Arslan okudu. Basın açıklamasında ayrıca kampta yaşayan Êzidî bir annenin Şengal dağında susuzluktan yaşamını yitiren çocukları anarak kamptaki çocuklara su içirtmesi ise dikkat çekti.

Yapılan basın açıklaması şu şekilde:

“3 Ağustos tarihinin Kadın Kırımına Karşı Mücadele Günü olarak kabul edilmesi için yaptıkları çağrının öncüsü olmuşlardır. Avrupa’dan Kanada’ya, Avustralya’dan Afrika ülkelerine, Türkiye’den Irak’a kadar dünyanın birçok ülkesinde kadın hareketleri yapılan bu çağrıyı sahiplenmiş, aynı gün aynı dakika tek yürek olarak barbarlığa, vahşete, kıyıma karşı ortak mücadele kararlılığını sergilemişlerdir. Bugünde bu kararlılık devam etmektedir” dedi.

Bugün, Şengal’de Ezidi’lere dönük gerçekleştirilen 3 Ağustos soykırımının 3. Yıl dönümündeyiz. On binlerce yıllık tarihine yetmiş üç fermanı sığdıran Ezidiler, 21. yüzyılın en korkunç soykırımına uğramakla kalmadı; binlerce kadın ve çocuk radikal cihadist çete örgütü IŞİD tarafından kaçırılarak alıkonuldu. Aradan geçen üç yılda da dünyanın farklı coğrafyalarında farklı ayrımcılık uygulamalarına maruz kalan halkların başında yine Ezidiler gelmektedir.

3 Ağustos 2014 tarihli soykırımın yanı sıra, Ezidi kadınların IŞİD tarafından “savaş ganimeti” ilan edilmesi, köleleştirilmesi, farklı ülkelerde yaşayan IŞİD üyelerine ve Arap şeyhlerine satılması, sistematik cinsel işkenceye maruz bırakılması Ezidi kadın kırımına da yol açmıştır. Benzer şekilde Sünni olmayan Ermeni, Süryani, Şii Şabak ve Şii Türkmen halklara dönük IŞİD’ in saldırılarında benzer kadın kırımı da yine, radikal islamist çete gruplarınca gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla 21. yüzyıla damgasını vuran bu insanlık suçu, aynı zamanda kadına yönelik gerçekleştirilen suçların bileşkesi olmuştur.Ancak Şengal soykırımının ardından Ezidi kadınları susmak, sessizliğe gömülmek, onlara reva görülenleri kader olarak görmek, kendilerini ölüme yatırmak yerine; direnişi, özgürleşmeyi, doğup büyüdükleri toprakları canları pahasına savunmayı seçerek kendi Kadın Meclis’lerini oluşturmuşlardır.

Nitekim önceki yıl, 3 Ağustos tarihinin Kadın Kırımına Karşı Mücadele Günü olarak kabul edilmesi için yaptıkları çağrının öncüsü olmuşlardır. Avrupa’dan Kanada’ya, Avustralya’dan Afrika ülkelerine, Türkiye’den Irak’a kadar dünyanın birçok ülkesinde kadın hareketleri yapılan bu çağrıyı sahiplenmiş, aynı gün aynı dakika tek yürek olarak barbarlığa, vahşete, kıyıma karşı ortak mücadele kararlılığını sergilemişlerdir. Bugünde bu kararlılık devam etmektedir.

Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu olarak, Şengal soykırımı sonrası en fazla göç alan Türkiye’de zorunlu göçe maruz kalan Ezidilerin son durumuyla ilgili kaygılarımızı da paylaşmak durumundayız. Şöyle ki;On binlerce Ezidi ferman sonrası DBP’ li belediyelerce Şırnak, Siirt, Batman, Viranşehir ve Diyarbakır kamplarına yerleştirilmiş, kamplarda kendi inançlarını ve  kültürlerini özgürce yaşamalarına olanak sağlanmış; sağlık, beslenme ve temizlik gibi temel insani ihtiyaçları merkezi hükümetten hiçbir destek almaksızın karşılanmıştır. Nitekim platform olarak adı geçen kamplarda birebir başvuruları aldığımız ve tanıklıkları da belgeleme çalışması yürüttüğümüz için belediyelerin Ezidi kamplarını sayısız defa ziyaret etme olanağımız da olmuştur.

Ancak belediyelere Hükümet tarafından kayyumların atanmasından hemen sonra kamplar apar topar kapatılmış, kimisi AFAD kamplarına yerleştirilmiş çoğu da AFAD kamplarındaki gayriinsanî koşullardan dolayı deniz aşırı ülkelere ikinci bir zorunlu göçe zorlanmıştır.

Türkiye BM’nin Mülteci Hakları Sözleşmesini imzalamış olmasına rağmen, Ezidiler bu hakların kullanılmasında özellikle anadilde eğitim hakkı gibi birçokhaktan mahrum bırakılmış, belediyelere kayyumlarında atanmasından dolayı ciddi bir belirsizliğe sürüklenmişlerdir. Ayrıca gönderildikleri AFAD kampları sivil toplumun, muhalif partilerin ve kadın hareketlerinin ziyaretine kapatılmış durumdadır.

Bunlar bir yana, Ortadoğu halkları ve Ezidiler üzerindeki IŞİD tehdidi devam ettiği için bu tehdit var olduğu sürece, tüm kadınlar da risk altındadır.

Biz kadınlar diyoruz ki, bu çete yapılanmasının elinde tek bir kadın kalana kadar hiçbirimiz özgür değiliz!

‘Soykırım ve kadın kırımı bir insanlık suçudur’

Biz kadınlar diyoruz ki; soykırım ve kadın kırımı bir insanlık suçudur; suçlular hesap verene kadar adalet arayışımız son bulmayacaktır!

Tarihin karanlık sayfalarına geçen 3 Ağustos, “Kadın kırımı ve Soykırıma karşı Uluslararası Eylem Günü’ olarak kabul edilene kadar mücadelemizi alanlarda, uluslararası mecralarda, ulusal üstü yargı mekanizmaları nezdinde sürdüreceğiz. Unutulmasın ki, hesabı sorulmamış kıyımlar, yenilerinin habercisi olabilir.

Bu vesileyle bir kez daha Şengal’de, Rojava’da, Suruç’da, Ankara Garında, sokağa çıkma yasakları adı altında tüm Kürdistan’da yitirdiğimiz kadınları saygıyla, sevgiyle, minnetle andığımızı belirtmek isteriz.

Bir kez daha biz kadınlar; her yerde kadın dayanışmasıyla mücadelemizi yükselterek, 3 Ağustos, Kadın kırımı ve Soykırıma karşı Uluslararası Eylem Günü ilan edilene kadar, Kadın Soykırımını Durduracağız, Yaşamı Özgürleştireceğiz şiarıyla haykıracağız.

YAŞASIN KADIN DİRENİŞİMİZ!

KÖŞE YAZARLARI

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

istanbul escort porno izle
adult sex videolezbiyen sexhd pornosikiş izlesikiş izleescort izmirescort bayanlar